Bir pterosaur türü, büyüdükçe ve yaşlandıkça adeta kendine yeniden şekil vermiş! Bu değişimle ilgili sır, bilim insanlarını bir asırdan uzun süredir meşgul ediyor. Ancak, 2 Ocak’ta PeerJ dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu gizemi aydınlatabilir. Araştırmacılar, anatomik olarak farklı ve devasa bir uçan sürüngen fosilinin, farklı bir türe mi yoksa sadece aynı türün büyük bir örneğine mi ait olduğu sorusuna nihayet net bir yanıt buldu. Sonuç? Bu dev fosil, tek bir türün daha önce görülmemiş bir aşaması!
Rhamphorhynchus, Jura Dönemi’nde (yaklaşık 150 milyon yıl önce) Avrupa ve Afrika’nın bazı bölgelerinde yaşamış, keskin dişlere sahip bir pterosaur türü. Bu tür, 100’den fazla fosil örneğiyle bilim dünyasında en iyi bilinen pterosaur türlerinden biri. Ancak, 1800’lerde güney Almanya’da kireçtaşı katmanlarında keşfedilen neredeyse tam bir fosil, tüm diğerlerinden ayrışıyordu. Çoğu yetişkin Rhamphorhynchus, karga boyutunda ve yaklaşık 1 metrelik bir kanat açıklığına sahipken, bu özel fosil neredeyse kartal büyüklüğündeydi.
Başlarda, bu sıra dışı fosil ayrı bir tür olarak değerlendirilmişti. Ancak 1995 yılında bir bilim insanı, bilinen tüm Rhamphorhynchus fosillerinin aslında tek bir türe (Rhamphorhynchus muensteri) ait olabileceğini öne sürdü. Yine de bu devasa fosil, birçok uzmanı şüpheye düşürdü. Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’nden paleontolog David Hone, şöyle diyor:
Bu şey hem büyük hem de garip. Belki de farklı bir tür ve bunu doğru düzgün incelemedik.
Dev Fosil Üzerine Detaylı İnceleme
Hone ve bağımsız paleontolog Skye McDavid, bu gizemli fosil üzerine kapsamlı bir analiz gerçekleştirdi. Ekip, fosilin kafa tası ve vücut ölçümlerini diğer Rhamphorhynchus örnekleriyle karşılaştırdı ve birçok benzersiz özellik buldu. Hayattayken bu dev fosilin kanat açıklığı 1,8 metreydi ki bu, diğer en büyük bilinen örneklerden bile %60 daha büyüktü. Ayrıca göz yuvaları daha küçük, gözlerin arkasındaki kafatası açıklıkları ise daha büyüktü.
Ancak araştırmacılara göre, bu özellikler pterosaur ve diğer hayvanlarda görülen büyüklüğe bağlı orantısal değişimlerle uyumlu. Yani, bu “Jura devi” aslında R. muensteri’nin büyüdüğünde ulaştığı bir form. Lyme Regis Müzesi’nden paleontolog Natalia Jagielska, şöyle diyor:
Bu çok etkileyici bir fosil. Nihayet detaylı bir şekilde incelenmesi harika.
Dişler ve Ekolojik Ayrışma
Fosilin en dikkat çekici özelliklerinden biri dişleriydi. Daha küçük R. muensteri bireyleri, yuvarlak kesitli, iğne benzeri dişlere sahipti. Ancak bu dev fosilin dişleri daha geniş ve yassıydı. Hone’a göre bu diş yapısı, hayvanın diyetinin küçük bireylerden farklı olduğunu düşündürüyor. Küçük Rhamphorhynchus’lar karides ve balık gibi minik avlarla beslenirken, bu dev birey daha büyük bir şeyler, muhtemelen kertenkeleler veya küçük memelilerle besleniyordu. Bu da büyük bireylerin okyanus kıyılarından uzaklaşıp daha çok nehir ve haliçlere yöneldiğini gösteriyor olabilir.
Ancak Leicester Üniversitesi’nden paleontolog Dave Unwin, bu görüşe katılmıyor. Ona göre, bu pterosaur’un anatomisi karasal ortamlarda avlanmaya uygun değil. Büyük bireylerdeki iskelet ve diş farkları ise sadece boyut artışına bağlı anatomik değişikliklerle açıklanabilir.
Pterosaur Evrimine Dair Yeni İpuçları
Yine de, bu tür araştırmalar pterosaur’ların yaşam döngüsü boyunca nasıl büyüdüğünü anlamak için kritik öneme sahip. Recife Federal Üniversitesi’nden paleontolog Rudah Duque, şöyle diyor:
Uzun yıllar boyunca, elimizde karşılaştırma yapabileceğimiz yeterli materyal olmadığından, birçok tür eksik veya yetersiz kriterlerle tanımlandı. Ancak son yıllarda, farklı yaşam evrelerinde keşfedilen buluntular sayesinde pterosaur biyolojisi hakkında daha fazla bilgi edindik. Yine de keşfedilecek çok şey var.
Bu fosil, pterosaur’ların sadece boyut ve şekil olarak değil, aynı zamanda ekolojik alışkanlıklarıyla da yaşamları boyunca nasıl değiştiğine dair heyecan verici bir pencere açıyor.
Bu makale hakkında sorularınız veya yorumlarınız mı var? Bize yazın: feedback@sapienship.com.tr
Kaynaklar ve İleri Okuma
- D.W.E. Hone et al. A giant specimen of Rhamphorhynchus muensteri and comments on the ontogeny of rhamphorhynchines. (2 Ocak 2025). Alındığı Tarih: 25 Ocak 2025. Alındığı Yer: PeerJ
Yazar Hakkında










