Şempanzeler, orangutanlar ve diğer bazı hayvanlar laboratuvar ortamında aynaya bakarken yüzlerine yerleştirilen noktaya tepki verirler. Bu test, bilim dünyasında yaygın olarak bir öz-farkındalık ölçütü olarak kabul edilir. Ancak, Namibya’da aynalarla karşılaşan babunlar, kendi yüzlerine yerleştirilen noktalara tepki vermedi. Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences dergisinin Ocak sayısında yayımlanan bu araştırma, laboratuvar ortamındaki tepkilerin aslında eğitimin bir sonucu olabileceğini ve öz-farkındalığın bir spektrum üzerinde var olabileceğini öne sürüyor.
Öz-Farkındalık Nedir?
University College London’dan evrimsel antropolog Alecia Carter, şöyle diyor:
Psikolojik öz-farkındalık, bireyin kendisini düşüncelerinin odağı haline getirme yeteneğidir. Ancak, insan dışı türlerde bu kavramı ölçmek oldukça zor.
Carter, bunun sebebinin, “bu tür bir öz-farkındalığa sahip olmamanın nasıl bir şey olduğunu hayal etmenin bile zor olması” olduğunu belirtiyor.
Öz-farkındalık ölçümünde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri işaret testidir. Bir hayvan aynanın karşısına oturtulur ve normalde göremeyeceği bir bölgesine işaret konulur (örneğin yüzüne). Eğer hayvan aynadaki yansımasını tanır ve işareti fark ederse, o noktaya dokunarak veya tepki vererek kendisini tanıdığını gösterir.
Şempanzeler, orangutanlar ve bonobolar laboratuvarda bu testi geçerken, rhesus makakları gibi büyük insansı maymun olmayan primatlar, bu yeteneği ancak eğitim aldıktan sonra gösterebiliyor. Fakat işaret testini geçen tek türler primatlar değil; Asya fillerinin, yunusların ve hatta bir balık türü olan temizleyici lapin balığının da aynadaki işaretlere tepki verdiği gözlemlendi.
Büyük Ölçekli Bir Doğa Deneyi
Ancak, tamamen vahşi hayvanlarla şimdiye kadar kapsamlı bir ayna testi yapılmamıştı. Carter ve ekibi, Namibya’daki Tsaobis Doğa Parkı’nda yaşayan kap babunları (Papio ursinus) üzerinde beş ay süren bir deney gerçekleştirdi. Araştırmacılar, su kaynaklarının yakınına iki büyük ayna yerleştirdi ve babunların tepkilerini inceledi.
Deney sırasında bir babun aynaya bakarken, bilim insanları bir lazer işaretleyiciyle hayvanın yanağına veya kulağına nokta yerleştirdi. Aynı zamanda babunun görebildiği kol ve bacak gibi vücut bölgelerine de nokta koyarak, genel tepkilerini ölçtüler.
Sonuçlar ilginçti: Babunlar aynayı büyüleyici buldu ve önünde sıraya girdiler. Bilim insanlarının vücutlarının görünen bölgelerine yerleştirdiği lazer noktalarına %64 oranında tepki verdiler. Ancak, yüzlerine veya kulaklarına lazer noktası geldiğinde tepki veren yalnızca bir babun vardı.
Bazı babunların aynada işarete dikkatlice baktığı, ancak yüzlerine dokunmadığı gözlemlendi. Bu durum, Carter’a göre laboratuvar ortamında eğitim almayan maymunların işaret testini geçemeyebileceğini gösteriyor.
Aynadaki Yansıma Onlar İçin Ne İfade Ediyor?
Kyoto Üniversitesi’nden primatolog James Anderson, bunun vahşi primatlar üzerinde yapılmış ilk sistematik ayna çalışması olduğunu ve insansı maymun olmayan primatların kendilerini aynada tanımadığı yönündeki bulguları doğruladığını söylüyor.
Laboratuvarda eğitilmiş rhesus maymunları aynaları kendi vücutlarını incelemek için kullanabiliyor. Örneğin, genitallerine bile bakabiliyorlar. Fakat vahşi babunlar bunu yapmadı. Anderson, bunun da babunların aynadaki yansımalarını kendileri olarak görmediklerinin bir kanıtı olabileceğini düşünüyor.
Ancak Osaka Metropolitan Üniversitesi’nden hayvan sosyoloğu Masanori Kohda, deneyin bazı sınırlamaları olduğunu belirtiyor:
Lazer işaretleyicinin noktası, hayvanın hareketleriyle tam olarak eşleşmez. Babunlar işareti kendi yüzlerinde değil, aynanın üzerinde yansıtılan bir ışık olarak algılamış olabilirler.
Araştırmacılar ayrıca babunların aynanın arkasındaki manzarayı anladığını ve yansımadaki figürün başka bir babun olmadığını fark ettiğini söylüyor. University of Chester’dan psikolog Lindsay Murray, bunun öz-farkındalığın bir spektrum üzerinde gelişebileceğini gösterdiğini belirtiyor ve ekliyor:
İnsanlarda bile öz-farkındalık yavaş gelişir. İki yaşındaki çocukların sadece %65’i işaret testini geçebiliyor.
Carter’a göre, insanlar öz-farkındalığa büyük önem verse de, diğer türler için bunun önemli olup olmadığı tartışmalı:
Babunlar, muhtemelen bir öz-farkındalık kavramına sahip olmadan da gayet iyi hayatta kalabiliyorlar. Açıkçası, onlara ne kazandıracağını da bilmiyoruz.
Bu makale hakkında sorularınız veya yorumlarınız mı var? Bize yazın: feedback@sapienship.com.tr
Kaynaklar ve İleri Okuma
- E. Ahmad, et al. Wild recognition: conducting the mark test for mirror self-recognition on wild baboons. (Ocak 2025). Alındığı Tarih: 10 Şubat 2025. Alındığı Yer: Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences
Yazar Hakkında










